Tanrı kendinden bir Adem yarattı,

Adem Tanrıyı yok etti.

Adem kendinden bir bilgisayar yarattı,

Bilgisayar Ademi yok etti.

İşte yapay zekanın en basit tanımlarından birisi budur. İnsanoğlunun bilgisayarlara farklı misyonlar yüklemesi sonucunda, verilen komutlara tepkiler gösterebilmesini sağlar yapay zeka.

Yapay zekanın gelişimi, insan zihnini anlamaktan geçiyor.

Biraz daha teknik detaya girecek olursak, 0 ve 1’le çalışan bilgisayarlara 3. bir rakamı, yani 2’yi atamakla ulaşılacak olan zeka türüdür.

0: “Hayır/olumsuz”, 

1: “Evet/olumlu”, 

2: “Belki/kim bilir” şeklide düzenlenmiş bir işlemci, insani özellikler kazanacaktır. Yani bir anlamda bilinçli bir hal alacaktır, karar verme mekanizmasına sahip olacaktır.

Peki, yapay zekanın gelişimi hangi unsurları kavramamıza bağlı? Şöyle düşünelim: Kuş da uçuyor, jet de uçuyor. Ama jet, kuş gibi uçmuyor. Kendi kararlarını kendi alamıyor, sadece kendisine verilen komutlara uyabiliyor şu an için.

Bilim insanlarının yapay zekayı anlamlandırmak için yaptığı çalışmaların birçoğu, insan beyninin sırlarını çözmekten geçiyor. Şu an için yapmamız gereken insan beynini incelemek ve yapay zeka üzerine hayaller kurmak.

O halde şöyle bir soru soralım “Bilgisayarlar Düşünebilir mi?”

Felsefede, psikolojide ve yapay zeka konusunda baskın olan görüş, insan beyninin işlevleriyle sayısal bilgisayarların işlevleri arasındaki benzerlikleri vurgulayan görüştür. Bu görüşün en aşırı biçimi de, beynin yalnızca bir bilgisayar olduğunu, aklınsa yalnızca bir bilgisayar programı olduğunu vurgular. Kısaca bu görüş, insan beyni konusunda temel biyolojik hiçbir şeyin olmadığı sonucuna varmaktadır. Bu bakış açısına göre, ne olursa olsun, doğru bir programı ve doğru girdi-çıktıları olan herhangi bir fiziksel sistem, tam olarak insan zekasıyla aynı anlamda bir zekaya sahip olacaktır. Örneğin, kola kutularından rüzgar gücüyle çalışan bir bilgisayar yaparsanız ve onun doğru bir programı varsa, bu bilgisayar zekaya sahip olacaktır. Ve asıl sorun, bu bilgisayarın duyguları ve düşünceleri olması gerektiğidir; çünkü onun duyguları ve düşünceleri olması için bütün yapılacak olan şudur: “doğru programı koymak.

Yapay zekada insan zekası sanki değişmeyen bir yapı olarak ele alınır. Oysa insan zekası somut olanın somut tahlilini yaparak değişir. Yapay zekada, insanın hata yapmadan asla öğrenemeyeceği unutulur ve her şeyi belirlenen algoritmalar ile çıkarım yoluyla çözülebileceği düşünülür. Bir çocuğun sobaya elini değdirerek öğrendiği acıdan ve yanmadan ders alarak sobaya bir daha dokunmaması, oluşturulan bir algoritma ile önceden bilinmeye çalışılır. Zamanı durdurur, değişmeyen bir dünya ile alakalı problemleri çözmeye çalışır.


Tam da bu konu üzerine Rus bilim adamları, dünyanın ilk düşünen bilgisayarını, yani suni beyni yaptıklarını ileri sürdüklerine dair bir haber gördüm. Buna göre bilgisayarı bebek gibi eğitmek gerekiyormuş. Benim de aklıma geçtiğimiz aylarda Microsoft’un açmasıyla kapatmasının bir olduğu Twitter kullanıcısı Tay.AI geldi.

İşte Microsoft’u büyük hüsrana uğratan fenomen kızımız Tay:

img_0638-1040x580

Microsoft’un uzun uğraşlar sonucunda otomatik olarak geliştirilen yapay zekasına göre cevap veren Twitter kullanıcılarının teknik olarak genç bir kız gibi kendisine atılan tweetlere İngilizce cevap verecek ve sohbet edecek Tay.AI isimli sohbet botu, resmi Twitter hesabı olan @TayandYou adlı profili kullanıma açtı.

Tamamen güzel düşünceler ile ilk tweetini “Hello World!” yani, “Merhaba Dünya!” olarak atıp faaliyete geçen profil, daha sonra “Kadınlar değersizdir”, “Soykırımı destekliyorum”, gibi ırkçı, Nazi sempatizanı, seksist ve küfürbaz cevapları ile tepki çekince açılmasından 24 saat içinde kapatıldı.  Çünkü; Tay bir chatbot’du ve yapısı itibariyle etkileşime girdiği düşüncelerin yoğunluğundan hareketle kendi kanaatlerini oluşturacaktı. Daha çok etkileşim aldıkça, daha münevver bir kişilik haline gelecekti. Microsoft’un hesaba katmadığı şey, Twitter ahalisinin ona olan art niyetli yaklaşımı olmuştu.


Sanırım bu araştırma verilerini okuyunca hepimizin aklına cep telefonlarında kayıtlı olan otomatik ses kaydı Siri ve Kortana gelmiştir. Vaktinin çoğunu bu otomatik sesle sohbet ederek, ona sorular sorup cevaplarına gülerek geçirenlerin sayısı giderek çoğalmakta… Gelecekten korkmamız için birçok sebep olsa bile yeni çalışmaları merak ediyor ve bekliyoruz…